12 Aralık 2025 Cuma

ÇELTİKÇİ KÖYÜNDE KATLİAM

        Balkan savaşı öncesi Makedonya, bu toprakları bizden koparmak için çalışan  Sırp ve Bulgar komitacılarının cirit attığı bir bölge olmuştur.

Yahya Kaptan
(Yahya Kapetan)
Heykeli.
“Gündüz külahlı, gece silahlı” tabiri o dönemde komitacılar için söylenmiştir. Komitacıların bazıları gündüz normal vatandaşlar olarak işinde gücünde uğraşır görünüp gece silahlanarak Türkleri yıldırma saldırıları düzenliyorlardı. Bunların bazıları dağda gezen silahlı gruplarla temas halinde olup onlara her türlü desteği sağlayan insanlardı.

Komitacılar Hıristiyan halktan, aydınlardan, öğretmenlerden, papazlardan çok yönlü destek alıyordu.

Komitacılar Osmanlı Devleti çekildikten sonra da yıldırma faaliyetlerine devam etmişlerdir. Onların hedefi bu toprakları Türklerden tamamen temizlemekti. Makedonya eskiden beri çok çeşitli etnik unsurun beraber yaşadığı bir bölgedir. Osmanlı Devleti bu çeşitliliği uyum içinde asırlarca beraber yaşatmasını bilmiştir.

Türk milleti, tarih boyunca dünyanın değişik coğrafyalarında kurduğu devletlerde hep farklı milletlerle barış içinde yaşama olgunluğunu göstermiştir. Onların kültürlerine, inançlarına saygılı olmuş, bazı kültürlerin yok olmasını engelleyerek günümüze kadar gelmesini sağlamıştır.

23 Kasım 2025 Pazar

ÇELTİKÇİ KÖYÜNÜN DEĞİRMENİ

Topolka deresindeki değirmen.

 

Topolka deresi, Çeltikçi arazisini boydan boya katettikten sonra Köprülü'ye doğru akar ve şehrin güneyinde Vardar'a dökülür.

Eskiden, Topolka deresi üzerinde birkaç tane değirmen vardı. Bu değirmenler aynı sistemle çalışırdı. Dereden çevrilen su, değirmen taşlarını döndüren çarklara gönderilirdi. Bu çarklar değirmen taşlarının altındaydı. Su, çarkları, çarklar da değirmen taşlarını döndürürdü. Değirmen taşları döndükçe buğday una dönüşürdü. Un fabrikalarının olmadığı dönemde su değirmenleri çok önemliydi. 

14 Kasım 2025 Cuma

MUSTAFA KEMAL’İ SAKLAYAN ATANAS AJOVSKİ

 


1908 yılında Kavadar’ın Begnişte köyünden bir Türk beyi, Dabnişte köyüne geldi. Kendisi hakkında yakalama kararı çıkarılan bir adamı da yanında getiriyordu. Çok güvendiği ve iyi tanıdığı Atanas Ajovski'nin evine gitti ve ona şunları söyledi:

“Bu adamı yanında saklayacaksın. Başına ne gelirse gelsin ne pahasına olursa olsun, kimin getirdiğini, nereden geldiğini, ne zaman geldiğini, hiçbir şey söylemeyeceksin.”

Atanas’ın evinde saklanan adam Mustafa Kemal’di.

Bazı Türkler, Atanas’ın evinde bir şeyler olduğunu duymuşlar. Atanas’a sorular sormaya başladılar. Cevap alamayınca onu Garnikovo köyüne kaçırarak sorgulamaya başladılar. Atanas onlara bir şey söylemedi. Bilgi vermediği için onu dövdüler. O kadar kötü dövdüler ki öldüğünü sanıp çukura attılar.

4 Kasım 2025 Salı

KÖPRÜLÜ (VELES) SAAT KULESİ

Köprülü Belediye Arması

Osmanlı döneminde Anadolu ve Balkan kentlerinde çok sayıda saat kulesi yapılmıştır. Saat kuleleri kentlerin hem zaman göstergesi hem de kimlik simgesi olmuştur.

Balkanlar’da 16. yüzyılda yapımına başlanan saat kuleleri, çoğunlukla kent meydanları ve kentlerin yüksek yerlerine inşa edilmiştir.

Osmanlı döneminde Kuzey Makedonya’da yaklaşık 20 saat kulesi inşa edildiği, bunlardan en az 12’sinin günümüze ulaştığı belirtiliyor. 

             Köprülü’deki saat kulesi, bazı kaynaklara göre 16. yüzyılın ilk yarısında, bazı kaynaklara göre ise 17. yüzyılın ilk yarısında, Türkler tarafından askerî amaçlı gözetleme kulesi olarak kent merkezinde, Vardar Nehri’nin batı yakasına inşa edilmiştir.

3 Kasım 2025 Pazartesi

DERBENT (DERVENT-DERVEN) GEÇİDİ-KÖPRÜLÜ

Eski şehrin Derbent'ten görünüşü. 1915

Derbent Köprülü'de bir vadinin geçit yeridir.  Bu geçidin girişinde tarihi Köprülü Derbent Halveti Dergâhı bulunmaktadır. Dergâh, adını bulunduğu yerden almıştır. Makedonlar günümüzde buraya Derven diyorlar. Bu fotoğrafın Makedonca paylaşımında da Derbent kelimesinin Derven olarak yazıldığı görülüyor.

Derbent kelimesi özellikle Derbent Dergâhına bağlı olan Türkler tarafından galat olarak Dervent şeklinde söylenmektedir. Makedonların, buraya Derven demesi galat olarak söylenen Dervent kelimesinden olabilir.  Buradan göç eden hemşerilerimizin bazıları soyadını Dervent olarak almıştır.

31 Ekim 2025 Cuma

BABAM ABBAS ŞİRVAN’IN YUGOSLAVYASI

 

1955

Rahmetli babam, (Hasan Ağanın Abaz, Marangoz Abbas, Abbas Şirvan) memleket hakkında konuşmayı severdi. Gençliğinde oralarda çok sıkıntı çektiği için hiç gitmek istemese de yaşadıklarının bilinmesi için anlatırdı. Ben de babamın anlattıklarını not alırdım. Bizim için Memleket, ata toprağımız Yugoslavya’nın Makedonya’sıdır, Kasabamız Köprülü’dür, (Veles) köyümüz Çeltikçi’dir (Gorno Orizari). Göçmenler için herkesin kendi köyü, kendi kasabası “Memlekettir”. Makedonya’nın şimdiki resmi adı Kuzey Makedonya Cumhuriyetidir. Babamdan aldığım bilgileri yayınlamış olduğum “ÇIKAYIM GİDEYİM URUMELİ’NE” isimli kitabımda kullanarak yazıya geçirdim.  

Eski notlarımı karıştırırken karşıma çıkan, 1970 yılında babamın anlattıklarını içeren el yazısı ile yazdığım birkaç sahifelik yazıyı tekrar değerlendirmek istedim.

1 Haziran 2025 Pazar

ÇELTİKÇİ’DE BİR GAGAVUZ.

Tarihi Paşa Köprüsünün ayağı.

Çeltikçi köyünün alt tarafından geçen demiryolu Köprülü’yü (Veles) Manastır (Bitola) şehrine bağlamaktadır. Demiryolu üzerinde ardı sıra iki ufak tünelin bulunduğu Paşa Köprüsü mevkii vardır. Burada Topolka deresi üstünde bulunan ve şimdi sadece ayakları kalmış olan tarihi Paşa Köprüsü bulunmaktadır. Burası önemli bir geçittir. Babam, askerlerin bu köprüde zaman zaman nöbet beklediğini anlatırdı. Bu askerlerden biri, bir gün derenin yukarı tarafında Kara Musli dediğimiz yerdeki değirmenimize gelir ve babama Türkçe selam vererek;

30 Mayıs 2025 Cuma

Maziden Güzel Bir Yüz: Ali Paşolar

“Misafirine döşeğini verir, kendi yatmaz Çeltikçi’den geldik biz”


Ali Paşolar, Makedonya’nın Köprülü Kasabasına bağlı Çeltikçi köyünden Sali (Salih) Çavuşlar ailesinin bir evladıdır. Sali Çavuşların Hüsayin’in oğludur.

Onunla aynı köyde doğmuşuz. Çeltikçi köyünde evlerimiz çok yakındı. Bayıra doğru aramızda Toska Sülo’nun evi vardı sadece. Sali Çavuş Çavuşluğunu büyük bir ihtimalle katıldığı birinci dünya savaşında kazanmıştır.

Sali Çavuş ailesi ile benim ailemin ve köyün bu mahallesinde oturan birkaç ailenin birçok kuşak önce Kara Ahmet adında ortak bir dedesi olduğu söyleniyor. Yani bu aileler Kara Ahmet dedeleri yoluyla uzaktan da olsa akrabadır.

Akrabalık ilişkisi çok sıcak olmasa da Sali Çavuş ailesi ile çok yakın dostluk ilişkimiz vardı. Bu ilişki Türkiye’de de devam etti. Çocukken Manisa’da Stadyum arkasındaki bahçelerine giderdim. Yakınlarda dayım Hüseyin Çeltik’in bahçesine geldikçe oraya da uğrardım.