8 Aralık 2014 Pazartesi

TUĞRUL İNANÇER’DEN ZIRVALAR

Tuğrul İnançer, “tasavvuf yorumcusu” olarak yine gündemde. Önce hamile kadınlarımıza dil uzattı. İnsanlığın ve bütün memelilerin nesillerinin devamı demek olan hamileliği ayıplı bir durum gibi göstererek haddini aştı. Şimdi de Cumhuriyet döneminde yapılanlar için, “bu memlekette köpekleştirme yapılmıştır” demiş.

27 Kasım 2014 Perşembe

Saray ve Güç İlişkisi



Son günlerde bir saray muhabbeti almış başını gidiyor. Geleceği ve geçimi bu iktidara bağlı olan bazı zevat gazete ve televizyonlarda büyük sarayın faziletlerini anlatmak için bir yerlerini yırtıyorlar. Bazılarının inanmadıkları halde zorlama söylemlerde bulunduğu hallerinden anlaşılıyor.  Bunlar neyse de ömründe bir gecekonduya bile sahip olmamış insanların, günde beş vakit camiye koşturanların da bu savunmaya katılmalarını anlamak mümkün değil. İslâm’da, israfın haram ve zulüm oluşu es geçiliyor.

21 Kasım 2014 Cuma

SIKINTI



         
            Bugün Hıdrellez, kendisini bildi bileli bu günü bir bayram gibi kutlarlardı. Özel yemekler yapılır, eğlenceler düzenlenir. Özellikle gençler bu günü coşku ile kutlarlar. Genç kızlar en güzel elbiselerini giyer, bir gece öncesinden bir küp içine koydukları, ufak eşyalarını ve manileri çekerler, salıncaklar kurup sallanırlar. İkinci gün, ya yukarılardaki Deliklitaş ziyaret edilir, ya da Ohçebol’daki Cumalı köyüne Yusuf Dede’nin şenliğine gidilir.

19 Kasım 2014 Çarşamba

BU DÜNYADAN BİR “ÜSNİ” GEÇTİ



Salı günü kardeşim aradı, “Hüsnü öldü” dedi.
Hüsnü babamın amcasının oğlu, ama benden küçüktü.
Hüseyin amcamın hanımı Atiye Büyükana, dokuzuncu doğumunda ikiz doğurmuş.
Yıl 1952, Makedonya’nın Çeltikçi köyünde ikizlerin doğumu zor olmuş.

10 Kasım 2014 Pazartesi

OSMANLIDA TÜRK OLMAK



Kriva Palanka, Bulgaristan’ı Makedonya’ya bağlayan “Devebayır” gümrük kapısına yakın çok güzel bir yerleşim yeridir. Türkçe karşılığı “Eğri Palanka”dır. Kriva Makedoncada eğri demektir. Çok güzel bir doğaya sahiptir. Eğri büğrü akan bir derenin yamacında, yeşillikler içinde şirin bir kasabadır. Bu yüzden bu şehrin eski adı Eğri Dere idi. 
Bursa Uludağ yolundaki yerleşim yerlerine çok benziyor. Kıvrıla kıvrıla akan derenin iki yanında sıralanan tarlalarındaki mısırları, sırık fasulyeleri, serbest gezen inekleri ve yer yer görülen karalahanaları ile de Karadeniz bölgemize benzediğini söyleyebiliriz.

6 Kasım 2014 Perşembe

POMAKLAR, TORBEŞLER VE GORALILAR’ A DAİR


Pomaklar, Torbeşler ve Goralılar Balkanlara, Karadeniz’in kuzeyinden gelen Türk boylarının torunlarıdır. Kumanlar, Avarlar, Peçenekler ve Hunlar değişik zamanlarda Balkanlarda devletler kurmuşlar, hükümran olmuşlardır. Zaman zaman da Bizans ordusuna paralı asker olarak katılmışlardır. Malazgirt savaşında, Romen Diyojen’in ordusunda iken, karşılarındaki ordunun kendilerinden olduğunu anlayarak, Türk ordusuna katılıp, savaşın kederini etkilemişlerdir. Makedonya’daki Kumanova şehri Kuman Türkleri tarafından kurulmuş ve bugün halâ bu isimle varlığını sürdürmektedir.

KAYBOLMAK



Köprülü’nün (Velez) Çeltikçi (Orizari)) köyünde doğdum. Eski Yugoslavya’ya bağlı Makedonya iken günümüzün Makedonya Cumhuriyetinde.  Sekiz yaşıma kadar burada yaşadım. Dokuz yaşıma girdiğimde 1955 Eylülünde İzmir’e göçtük. İlk ve ortaokulu burada bitirdim. 1964 yılında Turgutlu’ya taşındık. Liseyi burada bitirdim. Bir yıl İstanbul Üniversitesinde okudum ve İstanbul’u doya doya yaşadım. 1968 de Ankara’ya geçtim. Yükseköğrenimime burada devam ettim. Ankara’da üç yıl yaşadım. Öğretmenlik hayatıma Diyarbakır Ergani lisesinde 1971 de başladım, Manisa Saruhanlı lisesinde devam ettim. 1976 yılında Bursa’ya atandım ve sürgünlerden dolayı sağa sola kısa ayrılıklar olmasına rağmen evim hep Bursa’da oldu. 1976’dan beri Bursa’da yaşıyorum. 1985 yılında Bursa Muradiye ortaokulunda çalışırken, nereli olduğumu soran öğrencilerime, nerde kaç yıl yaşadığımı sayarak nereli olabileceğimi sordum. Bir öğrencim “Nereli olduğunuzu çıkaramadım ama otuz sekiz yaşındasınız hocam” demişti. Ben nereliyim?

MAKEDONYA’DA BİR YÖRÜK KÖYÜ: ALİ KOÇ




                
Ali Koç Köyü
2004 yılından beri üst üste her yıl Makedonya’ya giderek her tarafında geziniyorum.  Kimsenin gitmediği en sapa yerlere ve dağ başlarındaki köylere gittim. O köylerde ilkel ortamlarda günlerce kaldım. Nerede benim insanım varsa hepsine gitmeğe çalıştım. Özellikle Doğu Makedonya’ya hep uğradım. Makedonya’ya gidenler genellikle Üsküp, Gostivar ve Ohri gibi merkezleri gezip dönerler. Doğu Makedonya’ya pek uğramazlar. Makedonya’nın batısında ve büyük şehirlerinde yaşayan Türklerin çoğunun bile Doğu Makedonya’da yaşayan Türkler hakkında bilgi sahibi olmadıklarını söyleyebilirim. Oysa İştip, Strumica (Ustrumica) ve Radoviş köylerinde çok yoğun Türk nüfusu yaşamaktadır. Buralarda renkli bir Yörük hayatı yaşanır.

1 Kasım 2014 Cumartesi

Radoviş Pazarı

Roman pazarcı.


               Radoviş, doğu Makedonya’da Türklerin en yoğun yaşadıkları kasabadır. Türkler, şehir merkezinden çok köylerde yaşamaktadırlar. Merkezde çok az Türk yaşıyor. Buna karşılık bütün Makedonya’da olduğu gibi burada da şehir merkezinde çok sayıda Müslüman çingene yaşıyor. Kendilerini hep Türk gören bizim çingenelerimizin büyük bir mahallesi var. Bu mahallede yeni bir cami yaptırarak Müslümanlıklarını da yaşayan bu insanlarımızın çoğunun düzgün bir işi var. Çarşıda dükkânları, pazar yerinde tezgâhları olanların yanında tütüne ve değişik tarım işlerine gündelikçi olarak gidenler de var. Kalkandelen’e (Tetova) kadar kiraz toplamaya gidenler bile var.
Müzik aletleri satan Makedon

26 Eylül 2014 Cuma

HOCA AHMET YESEVÎ’DEN


Hikmet
Oruç tutup halka gösteriş yapanları
Namaz kılıp tespih ele alanları
Şeyhim diye başka bine koyanları
Âhir demde imanından ayırdım.

29 Mayıs 2014 Perşembe

Şirk Kokan Davranışlar



         Son Üsküp gezimde daha önce de gezdiğim St. KLİMENT OHRİDSKİ kilisesini yine gezme fırsatı buldum. Bu kilise, kendine has kubbe yapısı ve farklı mimarisiyle ilgi çekici bir yapıdır. Yüksek kübik binalar arasında hemen fark edilir.
Ortodoks kiliselerinde çok sayıda ikona bulunmaktadır. İkonalar, üzerlerinde İsa, Meryem ve havarileri konu alan dini konuların işlendiği resimlerdir. Bunlar genellikle tahta yüzeylere işlenmektedir. Büyük küçük çok değişik ölçülerde yapılırlar. İkonalar Ortodoks Hıristiyanları için çok önemli objelerdir. 
Makedonya'da Bahsedilen Kilisede Mum Yakma Bölmesi
Özellikle bu kilisede çok sayıda ikona bulunmaktadır. Ayrıca kubbesinden duvarlarına kadar dini resimlerle dolu olduğu görülüyor. Sekiz yıl önce bu kiliseyi ilk ziyaret ettiğimde, köşe bucağı dolduran çok sayıda ikona beni şaşırtmıştı. Acaba burası kilise değil de dini resimlerin sergilendiği bir galeri mi diye düşünmüştüm. İçeri girmekte olan bir Makedon’a “burası kilise mi?” diye sorunca bana şaşkın ve kızgın bir ifade ile bakarak, “evet kilise” cevabını vermişti. İlk bakışta resimler dışında burasının kilise olduğunu gösteren fazla bir şey görünmüyor. Diğer Hıristiyan mezheplerinin kiliselerindeki oturma yerleri Ortodoks Kilislerinde yoktur. Ama dikkatli bakınca buraya giren Hristiyanların, istavroz çıkarıp dua ettikten sonra özel mum yakma yerlerinde mum yaktıkları görülür. 

27 Nisan 2014 Pazar

ALAETTİN YAYINTAŞ (ALAEDDİN YAYINTAŞ) GERÇEĞİ: “AYNAJİ ALEYDİN”


20 Nisan 2014 tarihinde televizyon kanallarının birinde Alaettin Yayıntaş hakkında bir program yayınlandı. Katılımcılar, araştırmacı- yazar diye tanıtılan Tuğçe Tuna Hanım, Alaettin Yayıntaş’ın oğlu ve iki yandaşından oluşuyordu. Programı sunan kişiyle önceden planlanan bir ortaoyunu oynandı adeta... “Hz.(!) Alaettin Yayıntaş” veya “Alaettin Yayıntaş hazretleri” (!)hitaplarını duyunca çok şaşırdık doğrusu...