7 Ağustos 2026 Cuma

BİR FOTOĞRAF BİR ANI

 


İnternette karşıma çıkan bu fotoğraf beni yetmiş bir yıl öncesine götürdü.

1955 Eylül’ünde Yugoslavya'dan İzmir'e göç ettiğimiz zaman ilk evimiz bu mahalledeydi. Burası Şehitler mahallesidir.

“Şehitler mahallesinde, halk arasında Darağacı denilen mıntıkada oturuyorduk. İzmir suikastından sonra idam sehpaları buraya kurulduğu için halk arasında bu isimle anılıyordu.

Oturduğumuz ev, Sümerbank dokuma fabrikasının karşısında idi.” (Çıkayım Gideyim Urumeli’ne kitabımdan.)

26 Mart 2026 Perşembe

HASAN GÜNGÖR'ÜN ANISINA

       


MAKEDONYA-KÖPRÜLÜ KASABASINA BAĞLI ÇELTİKÇİ KÖYÜNÜN DEĞERLİ EVLADI HASAN GÜNGÖR (ASE İBO’NUN HASAN) AĞABEYİ KAYBETTİK.

Bir memleket evladı daha sonsuzluğa uçtu. Köyümüzün yetiştirdiği değerli büyüğümüz Hasan Güngör ağabeye Tanrı’dan rahmet, ailesine ve yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

Ben burada Hasan Güngör’ün köyüne duyduğu özlemi anlatan bir yazısını sunmak istiyorum. Aslında bu, yaşadığı, gezdiği, öküz otardığı yerlere, dönüşü olmayan zamanlara duyduğu derin özlemi ve çaresizliği anlatan belgesel bir metindir. Buna belgesel bir şiir de diyebiliriz.

Belgesel bir metin diyorum çünkü Hasan Ağabey burada, Çeltikçi köyüne ait bütün yer isimlerini ve özelliklerini yazmış. Ayrıca köyümüzün çevresi ile ilgili bilgiler de vermiş. Böylece köyümüze ait yer isimlerini yazılı belge olarak bize bırakmış. Bu yer isimlerini değişik zamanlarda ayrı ayrı duymuş olabiliriz ama burada ayrıntılı özellikleriyle hepsini bir arada görüyoruz. Mekânı cennet olsun.

 Hüseyin Şirvan-Bursa

23 Şubat 2026 Pazartesi

ÇELTIKÇİ’DE (GORNO ORİZARİ) VURULAN GENÇ PARTİZAN

 


BLAGOY KİRKOV 1923-1943

1943 yılının ocak ayında Çeltikçi’de dramatik bir olay yaşanır.

Bu yıllar mücadelenin en kızıştığı yıllardır. Partizanlar, bütün güçleri ile Alman ve Bulgarlara karşı saldırıyor, sabotajlar düzenliyor, vur kaç taktiği ile savaşıyordu. Diğer taraftan, her kesimden taraftar bulup güçlerini artırmak için de ne gerekiyorsa yapıyorlardı.  Köylere, gidebildikleri yerlere gönderdikleri adamları ve toplum içinde yaşayan taraftarlarıyla propaganda çalışmalarına ağırlık veriyorlardı.

12 Aralık 2025 Cuma

ÇELTİKÇİ KÖYÜNDE KATLİAM

        Balkan savaşı öncesi Makedonya, bu toprakları bizden koparmak için çalışan  Sırp ve Bulgar komitacılarının cirit attığı bir bölge olmuştur.

Yahya Kaptan
(Yahya Kapetan)
Heykeli.
“Gündüz külahlı, gece silahlı” tabiri o dönemde komitacılar için söylenmiştir. Komitacıların bazıları gündüz normal vatandaşlar olarak işinde gücünde uğraşır görünüp gece silahlanarak Türkleri yıldırma saldırıları düzenliyorlardı. Bunların bazıları dağda gezen silahlı gruplarla temas halinde olup onlara her türlü desteği sağlayan insanlardı.

Komitacılar Hıristiyan halktan, aydınlardan, öğretmenlerden, papazlardan çok yönlü destek alıyordu.

Komitacılar Osmanlı Devleti çekildikten sonra da yıldırma faaliyetlerine devam etmişlerdir. Onların hedefi bu toprakları Türklerden tamamen temizlemekti. Makedonya eskiden beri çok çeşitli etnik unsurun beraber yaşadığı bir bölgedir. Osmanlı Devleti bu çeşitliliği uyum içinde asırlarca beraber yaşatmasını bilmiştir.

Türk milleti, tarih boyunca dünyanın değişik coğrafyalarında kurduğu devletlerde hep farklı milletlerle barış içinde yaşama olgunluğunu göstermiştir. Onların kültürlerine, inançlarına saygılı olmuş, bazı kültürlerin yok olmasını engelleyerek günümüze kadar gelmesini sağlamıştır.

23 Kasım 2025 Pazar

ÇELTİKÇİ KÖYÜNÜN DEĞİRMENİ

Topolka deresindeki değirmen.

 

Topolka deresi, Çeltikçi arazisini boydan boya katettikten sonra Köprülü'ye doğru akar ve şehrin güneyinde Vardar'a dökülür.

Eskiden, Topolka deresi üzerinde birkaç tane değirmen vardı. Bu değirmenler aynı sistemle çalışırdı. Dereden çevrilen su, değirmen taşlarını döndüren çarklara gönderilirdi. Bu çarklar değirmen taşlarının altındaydı. Su, çarkları, çarklar da değirmen taşlarını döndürürdü. Değirmen taşları döndükçe buğday una dönüşürdü. Un fabrikalarının olmadığı dönemde su değirmenleri çok önemliydi. 

14 Kasım 2025 Cuma

MUSTAFA KEMAL’İ SAKLAYAN ATANAS AJOVSKİ

 


1908 yılında Kavadar’ın Begnişte köyünden bir Türk beyi, Dabnişte köyüne geldi. Kendisi hakkında yakalama kararı çıkarılan bir adamı da yanında getiriyordu. Çok güvendiği ve iyi tanıdığı Atanas Ajovski'nin evine gitti ve ona şunları söyledi:

“Bu adamı yanında saklayacaksın. Başına ne gelirse gelsin ne pahasına olursa olsun, kimin getirdiğini, nereden geldiğini, ne zaman geldiğini, hiçbir şey söylemeyeceksin.”

Atanas’ın evinde saklanan adam Mustafa Kemal’di.

Bazı Türkler, Atanas’ın evinde bir şeyler olduğunu duymuşlar. Atanas’a sorular sormaya başladılar. Cevap alamayınca onu Garnikovo köyüne kaçırarak sorgulamaya başladılar. Atanas onlara bir şey söylemedi. Bilgi vermediği için onu dövdüler. O kadar kötü dövdüler ki öldüğünü sanıp çukura attılar.

4 Kasım 2025 Salı

KÖPRÜLÜ (VELES) SAAT KULESİ

Köprülü Belediye Arması

Osmanlı döneminde Anadolu ve Balkan kentlerinde çok sayıda saat kulesi yapılmıştır. Saat kuleleri kentlerin hem zaman göstergesi hem de kimlik simgesi olmuştur.

Balkanlar’da 16. yüzyılda yapımına başlanan saat kuleleri, çoğunlukla kent meydanları ve kentlerin yüksek yerlerine inşa edilmiştir.

Osmanlı döneminde Kuzey Makedonya’da yaklaşık 20 saat kulesi inşa edildiği, bunlardan en az 12’sinin günümüze ulaştığı belirtiliyor. 

             Köprülü’deki saat kulesi, bazı kaynaklara göre 16. yüzyılın ilk yarısında, bazı kaynaklara göre ise 17. yüzyılın ilk yarısında, Türkler tarafından askerî amaçlı gözetleme kulesi olarak kent merkezinde, Vardar Nehri’nin batı yakasına inşa edilmiştir.

3 Kasım 2025 Pazartesi

DERBENT (DERVENT-DERVEN) GEÇİDİ-KÖPRÜLÜ

Eski şehrin Derbent'ten görünüşü. 1915

Derbent Köprülü'de bir vadinin geçit yeridir.  Bu geçidin girişinde tarihi Köprülü Derbent Halveti Dergâhı bulunmaktadır. Dergâh, adını bulunduğu yerden almıştır. Makedonlar günümüzde buraya Derven diyorlar. Bu fotoğrafın Makedonca paylaşımında da Derbent kelimesinin Derven olarak yazıldığı görülüyor.

Derbent kelimesi özellikle Derbent Dergâhına bağlı olan Türkler tarafından galat olarak Dervent şeklinde söylenmektedir. Makedonların, buraya Derven demesi galat olarak söylenen Dervent kelimesinden olabilir.  Buradan göç eden hemşerilerimizin bazıları soyadını Dervent olarak almıştır.

31 Ekim 2025 Cuma

BABAM ABBAS ŞİRVAN’IN YUGOSLAVYASI

 

1955

Rahmetli babam, (Hasan Ağanın Abaz, Marangoz Abbas, Abbas Şirvan) memleket hakkında konuşmayı severdi. Gençliğinde oralarda çok sıkıntı çektiği için hiç gitmek istemese de yaşadıklarının bilinmesi için anlatırdı. Ben de babamın anlattıklarını not alırdım. Bizim için Memleket, ata toprağımız Yugoslavya’nın Makedonya’sıdır, Kasabamız Köprülü’dür, (Veles) köyümüz Çeltikçi’dir (Gorno Orizari). Göçmenler için herkesin kendi köyü, kendi kasabası “Memlekettir”. Makedonya’nın şimdiki resmi adı Kuzey Makedonya Cumhuriyetidir. Babamdan aldığım bilgileri yayınlamış olduğum “ÇIKAYIM GİDEYİM URUMELİ’NE” isimli kitabımda kullanarak yazıya geçirdim.  

Eski notlarımı karıştırırken karşıma çıkan, 1970 yılında babamın anlattıklarını içeren el yazısı ile yazdığım birkaç sahifelik yazıyı tekrar değerlendirmek istedim.

1 Haziran 2025 Pazar

ÇELTİKÇİ’DE BİR GAGAVUZ.

Tarihi Paşa Köprüsünün ayağı.

Çeltikçi köyünün alt tarafından geçen demiryolu Köprülü’yü (Veles) Manastır (Bitola) şehrine bağlamaktadır. Demiryolu üzerinde ardı sıra iki ufak tünelin bulunduğu Paşa Köprüsü mevkii vardır. Burada Topolka deresi üstünde bulunan ve şimdi sadece ayakları kalmış olan tarihi Paşa Köprüsü bulunmaktadır. Burası önemli bir geçittir. Babam, askerlerin bu köprüde zaman zaman nöbet beklediğini anlatırdı. Bu askerlerden biri, bir gün derenin yukarı tarafında Kara Musli dediğimiz yerdeki değirmenimize gelir ve babama Türkçe selam vererek;

30 Mayıs 2025 Cuma

Maziden Güzel Bir Yüz: Ali Paşolar

“Misafirine döşeğini verir, kendi yatmaz Çeltikçi’den geldik biz”


Ali Paşolar, Makedonya’nın Köprülü Kasabasına bağlı Çeltikçi köyünden Sali (Salih) Çavuşlar ailesinin bir evladıdır. Sali Çavuşların Hüsayin’in oğludur.

Onunla aynı köyde doğmuşuz. Çeltikçi köyünde evlerimiz çok yakındı. Bayıra doğru aramızda Toska Sülo’nun evi vardı sadece. Sali Çavuş Çavuşluğunu büyük bir ihtimalle katıldığı birinci dünya savaşında kazanmıştır.

Sali Çavuş ailesi ile benim ailemin ve köyün bu mahallesinde oturan birkaç ailenin birçok kuşak önce Kara Ahmet adında ortak bir dedesi olduğu söyleniyor. Yani bu aileler Kara Ahmet dedeleri yoluyla uzaktan da olsa akrabadır.

Akrabalık ilişkisi çok sıcak olmasa da Sali Çavuş ailesi ile çok yakın dostluk ilişkimiz vardı. Bu ilişki Türkiye’de de devam etti. Çocukken Manisa’da Stadyum arkasındaki bahçelerine giderdim. Yakınlarda dayım Hüseyin Çeltik’in bahçesine geldikçe oraya da uğrardım.

1 Mayıs 2024 Çarşamba

TİTO-STALİN AYRILIĞI

 


Yosip Broz Tito, Yugoslavya’da Almanlara karşı başlattığı mücadele yıllarında ve 1944 yılının Kasım ayında ülkeye egemen olduktan sonra, aynı ideolojiyi benimsedikleri Sovyetler Birliği ve Stalin ile hep iyi ilişkiler içinde olmuştur.

Yugoslavya o zaman kendisini, komünist dünyasının bir üyesi ve “Sosyalizmin Anayurdu” olan Sovyetler Birliğinin ayrılmaz bir parçası sayıyordu.

Daha İkinci Dünya Savaşı bitmeden Tito, Yugoslav devriminin liderlerinden Milovan Djilas başkanlığındaki bir heyeti görüşmeler yapmak için Moskova’ya gönderir. Savaş bitiminde Milovan Djilas Stalin ile görüşmek için tekrar Moskova’ya gider. Tito’nun da Moskova ziyaretleri olur.

Bu güzel ilişki 1948 yılında bozulur. Yugoslavya Kominform’dan çıkarılır. Yugoslavya’nın Kominform’dan çıkarılması ilişkilerin tamamen kopmasına neden olur.

27 Nisan 2024 Cumartesi

“OHRİDLİ HASAN” HAKKINDA

 


Ohridli Hasan kitabının yazarı Hasan Erdinç ağabeyim benim “toprağımdır”. İkimiz de aynı topraklarda doğduk ve o topraklarda bir süre yaşadıktan sonra aynı göçmenlik macerasını yaşadık. Bir ortak özelliğimiz de “Memleket” sevgimizdir. İkimiz de doğduğumuz topraklar hakkında kitap yazdık. Ben de 2009 yılında Memleketimizi anlatan “Çıkayım Gideyim Urumeli’ne” isimli bir kitap yayınladım.

Göçten yıllar sonra torunu Deniz’in öğretmeni oldum ve bu güzel insanla, bu güzel aile ile tanıştım. Kader bizi Bursa’da buluşturdu.

Hasan Erdinç ağabeyim büyük emekler vererek çok güzel bir eser ortaya koymuş. Kitabında birçok değişik konuyu kendi penceresinden bakarak anlatmış. Ayrıca çok sayıda şiirine de yer vermiş.

8 Mart 2024 Cuma

KÖPRÜLÜ’DEKİ ÖMER SEYFETTİN


Ömer Seyfettin, Balkan Milletlerinin milliyetçilik ve bağımsızlık mücadelelerinin doruk noktasına çıktığı dönemde yaşadı. (11 Mart 1884- 6 Mart 1920)

Makedon yazar Lyupçe Danov Ömer Seyfettin’in Köprülü’de (Veles) beş yıl görev yaptığını ve burada bir günlük tuttuğunu yazıyor.

Makedonya hudutlarında komutan olarak görev yapması, Ömer Seyfettin’in ruhunda var olan milliyetçilik duygusunun gelişip serpilmesine yol açtı.

Köprülü Makedonya’nın ortasında, o dönemde siyasi olayların merkezinde olan bir şehirdir. Köprülü’de yaşadığı yılların Ömer Seyfettin’in duygu ve düşünce dünyasına  etki ettiği açıktır.

                “Madem ki Türk'üz, o halde bir Türk gibi görür, bir Türk gibi düşünür, bir Türk gibi duyarız ve bir Türk gibi düşünür, bir Türk gibi yazarız.”

29 Ocak 2024 Pazartesi

ALTMIŞ YEDİ YIL SONRA KÖYÜMDE BİR GECE

           

Muradin Begoviç ile evindeki atölyesinde

2004 yılından itibaren Makedonya’nın Köprülü (Veles) kasabasına bağlı olan köyüm Çeltikçi’ye hep günü birlik ziyaretler yaptım. Çok sayıda video ve yüzlerce fotoğraf çektim. Bu defa köyümde yatıp bir gece geçirmek istiyorum.

2022 yılının kasım ayında Çeltikçi’de babamın dayısının oğlu Aşaa Küüli Hasan (Hasan Dervent) dayımın göç ederken evini alan Boşnak aileye misafir oldum. Muradin Begoviç ailesi yıllarca memlekete gelerek kendilerine misafir olan Hasan dayıma büyük saygı gösteriyor. Doğrusu ben de Hasan dayımın kredisini kullandım. İnternette ilişki kurduğum Muradin Bey beni tereddütsüz kabul etti. Zaten beni internetteki yazılarımdan tanıdığını söyledi.

Beni Köprülü’den arabasıyla alarak köye getirdi. Hane halkı tarafından çok sıcak karşıladım. Hiç yabancılık çekmedim. Çoğu üniversite mezunu, okumuş yazmış çok güzel insanlar. İslami terimler onların dilinde Türkçeye yakın bir şekilde kullanılıyor. Bunun dışında ev düzeni yemek adetleri ve yaşama biçimi olarak çok ortak noktamız var. Farklı olan sadece dilimiz. Hiç Türkçe bilmiyorlar. Benim Makedoncamla çok güzel anlaştık.

20 Ocak 2024 Cumartesi

TRUDOVAK ASKERLERİ

               

Trudovak Askerler
Solda babam Abbas Şirvan 
sağda Alaeddin Yayıntaş

Balkan savaşından sonra Makedonya’da kalan Türklerin askerlik çağına gelen gençleri ülkeye egemen olan milletlerin ordularında askerlik yapmak zorunda kalmışlardır.

          Yugoslavya Sırp Krallığı döneminde Sırp ordusunda askere alınan Türkler için özel bir uygulama yapılmadı. Diğer vatandaşlarına uyguladıkları askerlik kurallarını Türklere de uyguladılar.

          Tito döneminde de Türkler diğer milletler gibi, eşit vatandaşlar olarak askerliklerini yaptılar.  

Tito Almanların çekilmeye başlaması ile birlikte 29 Kasım 1944 tarihinde egemenliğini ilan etti ve hemen asker toplamaya başladı. Başta, bu askere alma işinde çok yanlışlıklar olsa da kısa sürede düzenli bir ordu oluşturuldu. Askerlik yaşı gelen Türkler göç edinceye kadar bu orduda askerlik yaptılar.

5 Ocak 2024 Cuma

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI GAZİSİ ÇELTİKÇİLİ BALCI SÜLO

             

Balcı Sülo 1930

Makedonya’nın Köprülü (Veles) kasabasına bağlı Çeltikçi (Orizari) Türk köyünden, Birinci Dünya Savaşına otuz altı kişinin katıldığı köyümüzün yaşlıları tarafından söyleniyor. Bu otuz altı kişinin bazıları Balkan savaşından önce askere alınanlardır. Bazıları da daha sonra özellikle Çanakkale savunmasına katılmak için gönüllü olarak gidenlerdir.

Savaşa katılanlardan isimlerini tespit etiğim kişiler şunlardır:

Balcı Sülo, Gogiş Yaşar, Veli Kahya’nın kardeşi Abdi, Veli Kahya’nın oğlu Şaban (şehit), Anneannem Kadıncık Nenenin kardeşi Rahman (şehit), Mandacı Abbas, Macur Rahman, Meço Ali Çavuş, Veli Dedenin damadı İsmail, Hacıların Abdi, Deli Hüseyin, Sinan Hüseyin, Abdülçe Rahman, Durak Celo. 

Sağ kalanlar ancak savaş bitince köylerine dönmüşlerdir. Bunlardan bazıları yedi sekiz yıl sonra da olsa köye dönmeyi başarmışlar. Diğerleri, kimi Yemen’de, kimi Çanakkale’de, kimi de kim bilir hangi cephede savaşıp şehit olmuşlar, evlerine hiçbir zaman dönememişledir. Arkalarında kendilerini bekleyen nişanlılar, eşler ve yetimler bırakarak…

3 Ocak 2024 Çarşamba

PARTİZANLAR VE BABAMIN SÜRGÜN HİKAYESİ

             Rahmetli babam Abbas Şirvan’ın aziz anısına.                  

   


 Olay Makedonya’nın Köprülü (Veles) kasabasına bağlı Çeltikçi (Orizari) Türk köyünde 1943 yılında geçmiştir. Olayın kahramanı rahmetli babam Abbas Şirvan’dır.

 

Karamusli tarafından mezarlığı geçip köy meydanını görünce donup kaldı, meydan Bulgar askeri kaynıyordu. Köylüyü meydana toplamış sağa sola koşuşturup duruyorlardı. Ne olabilir diye düşünüyor, aklına hiçbir şey gelmiyordu.

“İkinci Dünya savaşı bütün hızıyla devam ediyordu. Almanlar bütün Balkanları tabi Makedonya’yı da işgal etmişlerdi. Makedonya’da Almanlarla müttefik olan Bulgar idaresi vardı. Almanlar Makedonya’da yönetimi Bulgarlara bırakmışlardı. Bulgarlar Türklere baskı ve hakaret için hiçbir fırsatı kaçırmazlardı. Birden bir müddet önce bir gece köye gelen Partizanları hatırladı:

25 Aralık 2023 Pazartesi

KÖSELER KÖYÜ VE KALÇO AMCA

           

Kalço amcayla 2004

 Köseler köyü, Köprülü ile İştip arasında Hoşçebol adı verilen bölgede bulunan eski Türk köylerinden biridir. Eskiden nüfusunun tamamı Türk’tü. Balkan savaşından sonra Makedonya’ya egemen olan Sırp yönetimi bu bölgedeki diğer köylerde olduğu gibi buraya da sekiz, on hane Hıristiyan aile yerleştirmiştir. Göçten önce Türkler, bu ailelerle kaynaşmış bir şekilde barış içinde yaşıyorlardı.

Buraları, Orta Anadolu’ya benzeyen bir arazi yapısına sahiptir. Ana geçim kaynağı tahıl ve hayvancılıktır. Köseler, yer altı sularının yüzeye yakın olmasından ötürü daima nemli topraklara sahiptir. Bu yüzden arazisi çok bereketlidir. İdari yönden İştip’e bağlıdır ama pazar ve öbür ihtiyaçlar için Köprlü’ye gidilirdi.

21 Aralık 2023 Perşembe

VARDAR NEHRİ VE MAKEDONYA


Köprülü'de Eski Köprüden Vardar

Vardar, Makedonya’nın can damarıdır. Makedonya’yı boydan boya kat eden Vardar Makedonya’ya hayat vermektedir. Bu yüzden Vardar demek Makedonya demektir. Gostivar’ın Vrutok köyündeki kaynağından doğan Vardar, çevresine hayat ve bereket saçarak Şar dağının eteklerini takip edip Üsküp’e doğru yönelir. Vardar, yoluna devam ederken kendisine katılan dereler tarafından beslenerek Üsküp’e büyük bir nehir halinde ulaşır. Üsküp’ü doğu ve batı olarak ikiye bölerek güneye yönelir. Üsküp’ün iki yakasını birleştiren birçok köprü vardır. Bunların en önemlisi Makedonların da “Kamen Most” dedikleri, Taş Köprüdür. Taş Köprü fetih yıllarında Türkler tarafından yapılmıştır.
Üsküp Taş Köprü