![]() |
Trudovak Askerler Solda babam Abbas Şirvan sağda Alaeddin Yayıntaş |
Balkan savaşından sonra Makedonya’da kalan Türklerin askerlik çağına gelen gençleri ülkeye egemen olan milletlerin ordularında askerlik yapmak zorunda kalmışlardır.
Yugoslavya
Sırp Krallığı döneminde Sırp ordusunda askere alınan Türkler için özel bir
uygulama yapılmadı. Diğer vatandaşlarına uyguladıkları askerlik kurallarını
Türklere de uyguladılar.
Tito
döneminde de Türkler diğer milletler gibi, eşit vatandaşlar olarak
askerliklerini yaptılar.
Tito Almanların çekilmeye başlaması ile birlikte 29 Kasım 1944 tarihinde egemenliğini ilan etti ve hemen asker toplamaya başladı. Başta, bu askere alma işinde çok yanlışlıklar olsa da kısa sürede düzenli bir ordu oluşturuldu. Askerlik yaşı gelen Türkler göç edinceye kadar bu orduda askerlik yaptılar.
Sırp Krallığı ve Tito dönemlerinde kâğıt üzerinde ayırım yapılmadığı görülse de uygulamada Türklerin birçok sıkıntı yaşadığı bilinmektedir.
![]() |
Kral dönemi Sırp Ordusunda Türk gençleri Seyfo Aga Emuş Şükrü |
Bulgarlarda
ise durum çok farklıydı. Bulgarlar, yönetimleri altındaki Türkleri hiçbir zaman
Bulgar ordusuna normal asker olarak almadılar, üniforma giydirmediler ve silah
vermediler. Türkler için özel bir askeri sınıf icat ettiler. Bu sınıfın adı
Trudovaktı.
Trudo
Bulgarcada iş, emek, çalışma demektir. Trudovak da iş yapan, çalışan, emek
veren anlamına geliyor. Dünyada eşi benzeri olmayan bir işçi asker sınıfı.
Bu
sınıfa Çingeneleri de katarak, Türklere “siz Çingenelerle aynısınız” mesajı
veriliyordu. Bu şekilde Türkleri aşağıladıklarını düşünüyorlardı.
1989 TJivkov
göçünde Türkiye’ye göç eden, Bulgaristanlı gazeteci, yazar Ahmet Şerif Şerefli,
“Türk Doğduk, Türk Öldük” adlı kitabında Trudovak konusunu şöyle anlatıyor:
“1920
yılında zamanın devlet başkanı Aleksandır Stamboliyski, Narodno Sıbraniye’den
(Halk Meclisi) Trudovak asker (işçi asker) yasasını çıkartmıştı. Askerlik
çağına gelmiş Türk gençlerini köleleştiren bir yasa. Bunun benzeri dünyanın
hiçbir yerinde yoktur. Türk gençlerinin ve Çingenelerin eline silah vermekten
korkan Bulgar yönetimi onların eline sadece kazma kürek vermiş ve ülkesinin
yollarını döşetmiş, kanallarını kazdırmış, fabrikalarını inşa ettirmişti. Bu
ayırımcılığı, komünistler de uyguladılar. Bugün aynı uygulama sürüp
gitmektedir.
İşçi askerlerin çalışma saatinin
sabahı belliydi de akşamı belli değildi. Norm dedikleri işi bitirmeden yatağa
dönmek yoktu.”
![]() |
Tito dönemi ordusunda Türk genci Hüsnü Civa |
1970’li yıllarda Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç etmiş olan öğretmen arkadaşım Mustafa Korurodop’a öğretmenler odasında “askerde sınıfın neydi, hangi silahı kullandın” diye sorulduğunda çok şaşırmıştı:
“Ne sınıfı
ne silahı, Bulgar Türk’e silah verir mi be, ben Trudovaktım kazma, kürekle
askerlik yaptım.” diyerek adeta feryat etmişti.
Bütün
halklara her alanda eşitlik ilkesini temel aldığını iddia eden Komünizm
döneminde de Trudovak uygulamasının devam ettiği görülüyor. Rejim değişse de
Bulgar yönetimlerinin Türklere bakışı değişmiyor.
Makedonya’yı
işgal eden Alman güçlerinin müttefiki olan Bulgarlar 1941’den 1944 yılının
kasım ayına kadar Makedonya’da egemen oldular. Almanlar Makedonya’nın iç
yönetimini Bulgarlara bıraktı.
Babam
askerliğini, 1943 yılında Makedonya’da Trudovak olarak yaptı. Bu
dönemde Bulgaristan’da krallık yönetimi vardı.
Babam
çalışma şartları hakkında şöyle diyordu:
“Çalışma
şartları çok ağırdı, çok az ekmek ve yemek veriliyordu. Köylerden gelen bizler
ağır çalışma şartlarına alışık olmamıza rağmen zorlanıyorduk. Şehirlerden
gelenlerin hali çok daha kötüydü.
Bunlardan biri Köprülü kasabasındaki Derbent Halveti Tekkesi şeyhinin oğlu Alaeddin’di. Bir deri bir kemik kalmıştı. Nazlı büyümüş, hayatında hiç iş ve zorluk görmemiş elinden hiçbir iş gelmeyen bir insandı. Onu işten kurtarmak için çok sıkıntılar yaşadık.”
![]() |
Tito dönemi ordusunda Türk gençleri Yaşar Dönmez Hüseyin Çeltik |
Babam
ile Alaeddin (Yayıntaş) bir de askerlik fotoğrafı çektirmişler. Bu bir askerlik
fotoğrafı ama askerlerin üniforması yok. Kıyafetleri işçi kıyafeti bile değil,
ne bulmuşlarsa onu giymişler. Çünkü onlar Trudovak askeriydi. Babamın fotoğraf
arkasına yazdığı yazı olmasa bunun bir askerlik fotoğrafı olduğuna kimse
inanmazdı. Fotoğraf babamın anlattıklarını doğruluyor. Babamın canlı ve güçlü
duruşuna karşı, Alaeddin’in cılız ve düşkün hali açıkça görülüyor.
Babam
fotoğrafın arkasına kendi el yazısı ile annesine hitaben şöyle yazıyor:
“Sevgülü
annecigim Aleydin Efendi ile çıktıgımız bir askerlik fotografimizi göneriyorum.
Oglun Abbas.”
Sağ üst
köşede “29/6/1943 Konyu” yazısı görülüyor.
![]() |
Babamın fotoğraf arkasına yazdığı yazı |
İlkokulu Çeltikçi köyünde Sırpça okumuş biri olarak çok güzel yazdığını düşünüyorum. El yazısı da çok güzeldi. Kendine özgü karakteri olan bir yazıydı.
Şimdi Bulgaristan’da
askerlik konusunda Avrupa Birliği kuralları geçerlidir. Askerlik zorunlu değil,
paralı askerlik var. Zaten klasik anlamda bir ordu da yok.
Trudovak
uygulamasının Avrupa Birliği kuralları ile ortadan kalktığı görülüyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder