20 Temmuz 2012 Cuma

KOSOVA’DA BİR TÜRK BELDESİ: MAMUŞA


Mehmetçik Çeşmesi
                Mamuşa, Kosova’da Prizren şehrine 15-16 km. mesafede çok eski bir yerleşim yeridir. En önemli özelliği nüfusunun tamamının Türk olmasıdır. Nüfusunun yedi sekiz bin civarında olduğu söyleniyor. Adının Mahmutşah’tan geldiği rivayet ediliyor. Mahmutşah, söylene söylene Mamuşa’ya dönüşmüş. Mamuşalıların Tokat yöresinden gelerek buraya yerleştikleri birçok kaynakta belirtilmektedir. Şimdi Tokat’ta yaşayan Türklerle ne kadar ortak noktaları kalmıştır bilemem. Çünkü coğrafya insanlara şekil verir. İnsanlar yaşadıkları coğrafyadan ve çevredeki değişik kültürlerden aldıkları etkilere göre değişikliklere uğrarlar. Gene de bir araştırma yapılacak olursa Tokatlılarla birçok ortak özellikleri olduğu görülecektir. Mamuşa Türkçesi kendine has özellikler taşıyor. Tokat Türkçesi ile farklılıklar gösterdiği kesin... Bu konuda da araştırmalar yapılması faydalı olur. Belki de yapılmış araştırmalar vardır. Vurguları, söyleyiş şekli ne olursa olsun güzel Türkçemizin buralarda yaşaması çok önemli… Zaten Türkiye’de okuyan çocukları, Türk televizyonlarının yayınları ve gidip gelmelerle artan etkileşim İstanbul Türkçesinin yayılmasını sağlamaktadır.

Camii avlusundaki tarihi saat kulesi önünde
rehberimiz Zühtü Kureyş


Prizren’den Mamuşa’ya saat başı tarifeli otobüsler kalkıyor. Biz de Almanya’da yaşayan Prizren’li dostumuz Zühtü Kureyş (kendileri Züdi ya da Züdü diyorlar) rehberliğinde Mamuşa’yı gezme fırsatı bulduğumuz için şanslıyız. Ayrıca bir gün önce tanıştığımız Yahya Beyin ev sahibi olarak bizi karşılaması ayrı bir avantaj oldu. Öğretmen kökenli olan Yahya Mazrek Bey, belediyede Bütçe ve Maliye Müdürü olarak çalışıyor. Kendisine müteşekkiriz.
Mamuşa yapılan düzenleme ile Prizren’den ayrılıp bağımsız bir belediye haline gelmiş. Böylece resmî işlerin tamamı Prizren yerine burada yapılır olmuş. En ufak işleri için Prizren’e gitmekten kurtulan Mamuşalılar büyük bir rahatlığa kavuşmuşlar. Kosova’da Mamuşa dışında hemen her yerde Türkler, Arnavutlar, Boşnaklar ve diğer milletlerle beraber yaşamaktadırlar.
Mamuşa Saatli Camiine doğru
   Mamuşa, Kosova’daki bu nüfus hareketlerinin dışında kalmayı başarmış bir beldemizdir. Tito döneminde görevlendirilen toprak eksperlerinin verdikleri raporlara göre Sırp nüfus en bereketli topraklara yerleştirilmişler. Çok verimli topraklara sahip olan Mamuşalılar, gelen görevliye hatırı sayılır miktarda altın vererek Sırp nüfusun gelmesini önlemişlerdir. Görevlinin, Mamuşa topraklarının işe yaramaz, verimsiz yerler olduğu yönünde rapor vermesini sağlamışlardır. 
Oysa Mamuşa, çok verimli topraklara sahiptir. Mamuşalılar, sebzecilikle geçinmektedirler. Bu gün her tarafta yükselen seralar, günümüz teknolojisinden de yararlanıldığını göstermektedir. Tertemiz büyük evleri, temiz sokakları ve sokaklarını dolduran arabaları buranın zenginliği hakkında bize fikir vermektedir.
Lise Binası
Belediye Binası
Bağımsız belediye statüsü kazandıktan sonra Mamuşa, hızlı bir kalkınma dönemine girmiş. 
Belediye ve Lise binası, TİKA’nın öncülüğünde ihale edilerek yapılmış. Lise binası mimarisi ve büyüklüğü ile gerçekten göz dolduruyor. Toprak olan sokak ve caddeleri asfaltla kaplanmış. Türkiye’deki birçok belediye, park ve benzeri hizmetler getirerek Mamuşa’nın kalkınmasına katkı sağlamışlar.
       Sağlık Ocağında Türk doktorlar, hemşireler görev yapıyorlar. Sağlık okullarında okuyan genç kızlarımız da burada staj yapıyorlar. Sağlık Ocağı önünde duran Ambulansın da üzerindeki yazılardan Türkiye’den geldiği anlaşılıyor. Mamuşa modern bir kasaba havasına bürünmüş.
   Mamuşa sokaklarında gezerken sağlıklı, yanaklarından kan damlayan çocuklar etrafımızı sarıyor. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Bursaspor takımlarının formalarını giyen bu çocukların Anadolu’nun herhangi bir yerindeki çocuklarımızdan farkları yok. Bu yıl Galatasaray şampiyon olduğu için sokaklara bayrakları asılmış. Belediye binası başta olmak üzere birçok yerde ay yıldızlı şanlı bayrağımızın da dalgalandığını belirtmem gerekiyor.
      Cuma namazı için gittiğimiz Saatli Cami avlusunda namaz vaktini bekleyen yaşlılarla sohbet ediyoruz. Namazda saf tuttuğumuz insanlar bizim insanlarımız… Sanki Türkiye’de herhangi bir camideyiz. Türk Tugayında görevli Mehmetçikler, Mamuşalılarla kaynaşmışlar. Namaz sonrası cami avlusunda Mehmetçiklerle fotoğraf çektiriyoruz. Hiç yabancılık çekmediğimiz bu Türk diyarından mutlu olarak Prizren’e dönmek üzere ayrılıyoruz.

20 Temmuz 2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme